Başarısız olan öğrencilerin ortak özellikleri

* Çalışmak için istek gelmesini bekleme.

* Planlı ve programlı çalışmama.

* Televizyon, bilgisayar ve cep telefonu gibi vazgeçmedikleri alışkanlıklar.

* Üniversiteyi kazanma hedefi olmayan başıboş arkadaşlar.

* Düzensiz yaşam (uyku ve yemek konusundaki düzensizlikler).

* Kaygı düzeyinin düşük olması (ÖSS’yi önemsememe).

* Eksik konu ve dersleri tamamlamama.

* Başarılı olmak için mevcut (denenmiş ve başarılı olunmuş) yöntemler yerine kendine has yöntemler geliştirme.

Çocuklarımıza iyilik yapıyoruz diye odasına bilgisayar alıyoruz ve üstelik internet bağlıyoruz.Hangi sitelerle hem dem ilgilenmiyoruz.Şuna inanın üniversitede bile eğer mühendislik okumuyorsa bilgisayar elzem değil.Zaten çoğu üniversite kendi bünyesinde bu ihtiyacı karşılıyor. Bu çağda bile gerek yok iken lise veya ilköğretim çağında ihtiyaç duyulsun.Çocuğun tam yetişme,karakterinin oturma zamanında onları televizyon veya başıboş Msn ve chat arkadaslıklarına emanet ediyoruz.

Neticede derslerinde başarısız,kötü arkadaşlarından edindiği (internet başında saatlerce chat yapan adamın ideali,vasfı,kişiliği ne olabilirki ) kötü alışkanlıkları ile karşınıza birer kobra  hüviyetinde çıkıyorlar.Yazık bu çocuklara.

ABD kız-erkek ayrı eğitimi teşvik ediyor

Devlet okullarındaki kötü gidişe çözüm arayan ABD hükümeti, karma eğitimi masaya yatırdı. Çeşitli dönemlerde yapılan araştırmalarla öğrenciler, öğretmenler ve okul idarecileri dinlendi.

Karma eğitimin birçok soruna yol açtığını tespit eden yönetim, kız ve erkek öğrencilere ayrı sınıflar açılmasını teşvik ediyor. Uygulamanın eğitimde kaliteyi yükselttiğini gören pek çok devlet okulu da ayrı sınıf açmaya başladı. 1995 yılında 3 devlet okulunda yürütülen ayrı eğitim uygulaması, günümüzde 253 okula çıktı. 51 okula ise tamamen kız ya da erkek öğrenciler alınıyor. 200 okulun daha kız-erkek ayrı eğitim yapmak için başvuruda bulunduğu öğrenildi.

Mahkemeden bankaya: Vadesiz hesap için yıllık ücret alınamaz

Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, vadesiz mevduat hesabı için yıllık aidat kesilemeyeceğine karar verdi. Kararın temyiz aşamasının da onanması halinde milyonlarca mevduat sahibi, bankaların kestiği hesap ücretini geri alabilecek.

Kredi kartlarından sonra vadesiz hesaplar için de benzer bir karar verilmesi tüketiciler tarafından memnuniyetle karşılanırken, gözler sektörün otoritesi konumundaki Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na çevrildi. Üst Kurul’un önümüzdeki günlerde aidat tartışmalarına açıklık getirmesi bekleniyor.

Bankalarda hesabı bulunanlardan yıllık 15 ile 50 Yeni Türk Lirası arasında değişen tutarlar alınıyor. Söz konusu tutarlar ticarî hesaplarda daha da arttığı gibi süre 3 aya kadar düşebiliyor. Milyonlarca kişinin banka hesabı olduğuna dikkati çeken uzmanlar, “Bir kişinin birkaç banka ile çalıştığı da düşünüldüğünde toplanan paranın büyüklüğü daha net anlaşılır.” tespitini yapıyor.

Today’s Zaman

Today’s Zaman yayın hayatına başladı.

Tebrik Ederiz.

Daha önce hiçbir gazetenin böyle bir girişimi olmamıştı.Zaman yine bir ilki daha gerçekleştirdi.

İLKLER

  • İnternetin ilk Türk gazetesi ZAMAN
  • The Society for New Design (SND) Türkiye’de tasarım ödülü alan ilk gazete ZAMAN
  • İlk English Daily News

610 bin trajı ve ilkleri ile diğer gazetelerden üstünlüğünü orataya koyuyor ve diğerlerine çalım atıyor.

Başarılar Zaman ve Today’s Zaman Ailesi…

Dinlenme Tesisinde Yemek

Türkiye’de 80′nin üzerinde domuz çiftlilği var ve yılda 1 milyon dan fazla domuz kesiliyor.

Bildiğimiz domuz kasapları pek ortalıkta yok,bilinmiyor.Çok az büyük market domuz eti satıyor.Peki bu kadar domuz eti nerelerde tüketiliyor.İhraç edilmiyordur herhalde,çünkü yurtdışında yeteri kadar domuz besiciliği yapılıyor.

Siz bir dinlenme tesisinde kısa bir dinlenmeden sonra acaba kaç ay sonra oraya yolunuz düşüyor? -Belki hiç.

Türkiye’de binlerce dinlenme tesisi var.Sizin oraya bir daha gelme ihtimalinizin düşük olması ve bizim mahallenin Ahmet Dayı’nın lokantası olmayışı onları bu ticarette daha az maliyetle daha çok kar etmeye teşvik ediyor.

Dinlenme tesislerinin,seyyar satıcıların,büyükşehirlerde küçük işletmecilerin etlerine güvenmeyiniz. 

Gıda zehirlenmesi (tifo) olma ihtimali oldukça yüksek ve bilmeden sağlıksız ve dinimizce haram olan domuz etini yemiş olursunuz.

Bir Gecede Milyonlarca YTL

01 Ocak sabahı herkes yeni yıla girmenin sevincini yaşarken , Türkiye İş Bankası’ da yıllık işlem aidatı adı altında her müşterisinden 30 YTL almasıyla ayrı bir sevinç yaşıyordu.Yirmi bin öğrencisi olan bir üniversite kampüsü içerisindeki şubesinden 600 bin YTL (600 Milyar TL) alıyor ve bunların hepsi öğrenci. Yasal olarak öğrenciden böyle bir aidat alması yok, ancak siz öğrenci olduğunuzu gösterdiğinizde geri veriyor. Ama çoğu öğrenci bunun geri alınacağını bilmiyor. Böylece bir katakulle ile haksız kazançla binlerce öğrencinin harçlığı ile sermayelerini büyütüyorlar.

 Ziraat  Bankası ve Vakıflar Bankası’nın böyle bir aidatı yok.Ayrıca bu bankalar devletin,milletin yani Milli Sermaye.Neden ben diğerlerini zengin edeyim, kanımın emilmesine müsaade edeyim.

PTT ‘nin şöyle bir hizmeti var: Siz kurumdan adınıza bir hesap numarası alıyorsunuz ve kim size para yatırmak istediğinde h.numaranızı söylüyor ve cüzi bir ücret 30 Yeni Kuruş ödeyerek işlemini hallediyor ve siz yine güveneceğiniz bir devlet kurumu ile çalışmış oluyorsunuz.

Her öğrenci haksız kesilen parasının peşine düşsün. Sizin için belki 30 YTL küçük para olsa da, onlar için toplandığında (saniyede) milyonlarca dolar ediyor.(31 milyon kart kullanıcısı var) Nerede görülmüş bu kadar kolay kazanç. Damlalar derya oluyor varsın sizin damlanızda onların denizinde olmasın.Ayrıca daha önce almadığınız senelerin haksız kesilen paralarında iadesini isteyin. Madem öğrenciye tanınmış böyle bir hak var ve bankalar size bunu vermedikçe illegal bir iş yapmış oluyorlar.

Hakkınızı arayın.

 HANGİ
BANKA NE KADAR KART ÜCRETİ ALIYOR? (YTL)

Yapı Kredi : 35

 Garanti Bankası: 25

İş Bankası: 30

Akbank: 25

Finansbank: 25

Vakıfbank –

HSBC: 25

Denizbank: 25

Halkbank -

Ziraat Bankası –

Fortisbank: 25

Citibank: 30

Kitap

“Cumhuriyet Çocugu”nu okudunuz mu acaba Hekimoglu İsmail’in yıllar once yazdıgı ama yeni gun yuzune çıkan enfes kitap. Yazılan anlatılan tarihin gerceklerden farklı oldugunu goreceksiniz. Roman degil tarih kitabı.. Herkese tavsiye ederim.. Buna benzer birde Osman Yüksel Serdengeçti’nin “Bir Milleti Nasıl Mahvettiler?” yine benzer bir kitabı daha var…